Ben Prof. Dr. Aykut Recep Aktaş olarak, uzmanlık alanımın Girişimsel Radyoloji olduğunu vurgulamak isterim. Üroloji uzmanı değilim ve bu metinde ameliyatsız tedavi yöntemlerinin cinsel yaşama etkilerini kendi uzmanlık alanım perspektifinden ele alacağım.
Prostat büyümesi, diğer adıyla Benign Prostat Hiperplazisi (BPH), erkeklerin ileri yaşlarında sıkça karşılaştığı, yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilen bir sağlık sorunudur. Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar yapmada zorlanma gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtilerin giderilmesi için çeşitli tedavi seçenekleri mevcut olup, hastaların önemli bir kısmı tedavi sonrası cinsel yaşamlarının nasıl etkileneceği konusunda haklı endişeler taşımaktadır.
Geleneksel olarak, ciddi BPH vakalarında en sık uygulanan cerrahi yöntemlerden biri Transüretral Prostat Rezeksiyonu (TUR-P) olmuştur. Bu prosedürde, büyüyen prostat dokusunun bir kısmı idrar yolundan girilerek tıraşlanır. Ancak, TUR-P gibi klasik cerrahi yöntemlerin cinsel yaşam üzerindeki yan etkileri iyi bilinmektedir.
TUR-P sonrası en sık görülen cinsel yan etki, retrograd ejakülasyondur. Bu durumda, orgazm sırasında meni, mesaneye doğru geri kaçar ve dışarı atılamaz. Bu durum, genellikle hastalar için fizyolojik bir sağlık riski oluşturmazken, psikolojik olarak rahatsız edici olabilir ve baba olmak isteyenler için üreme kapasitesini etkileyebilir. Bunun nedeni, cerrahi sırasında mesane boynunun ve prostat bezindeki bazı kasların hasar görmesi veya işlevinin bozulmasıdır.
Erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu) ise TUR-P sonrası daha az sıklıkta görülse de, özellikle ameliyat sırasında prostat kapsülüne yakın seyreden sinirlere (ereksiyonu sağlayan sinirler) verilen olası hasarlar veya ameliyatın psikolojik stresi nedeniyle ortaya çıkabilir. Her ne kadar bu sinirlerin korunmasına özen gösterilse de, her cerrahi işlemde bir risk payı bulunmaktadır.
Girişimsel Radyolojinin sunduğu modern tedavi seçeneklerinden Prostat Arter Embolizasyonu (PAE), BPH tedavisinde ameliyatsız bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Bu yöntem, kasık bölgesinden girilerek çok ince bir kateter yardımıyla prostatı besleyen atardamarların tıkanması prensibine dayanır. Kan akışı kesilen prostat dokusu küçülür ve semptomlar hafifler. PAE'nin en önemli avantajlarından biri, cinsel yan etkiler açısından geleneksel cerrahiye göre belirgin üstünlüğüdür.

PAE, prostat bezinin içindeki veya çevresindeki herhangi bir sinire doğrudan müdahalede bulunmadığı için, retrograd ejakülasyon riskini minimal düzeyde tutar. Prostatın sadece kan akışının azaltılması hedeflenir; mesane boynu ve seminal veziküllerin anatomik yapısı ve işlevi korunur. Yapılan çeşitli klinik çalışmalar, PAE sonrası retrograd ejakülasyon oranlarının TUR-P'ye kıyasla çok daha düşük olduğunu göstermektedir.
Erektil fonksiyon üzerinde ise PAE'nin genellikle olumsuz bir etkisi olmadığı, hatta bazı hastalarda genel sağlık durumunun iyileşmesi ve LUTS (alt üriner sistem semptomları) azalmasıyla birlikte erektil fonksiyonlarda hafif bir iyileşme bile görülebildiği bildirilmiştir. Ameliyatsız olması ve sinirleri koruması nedeniyle, ereksiyonu sağlayan sinir ağları zarar görmez.
Libido (cinsel istek) ise, hormonlarla ve psikolojik faktörlerle daha yakından ilişkili olup, PAE işlemi libido üzerinde doğrudan bir etkiye sahip değildir. Aksine, semptomların düzelmesi ve genel yaşam kalitesinin artmasıyla birlikte cinsel yaşama karşı duyulan özgüvenin ve isteğin artması mümkündür.
Özetle, prostat embolizasyonu cinsel yaşam açısından klasik ameliyatlara göre çok daha koruyucu bir tedavi yöntemidir. Erektil disfonksiyon ve özellikle retrograd ejakülasyon risklerinin belirgin ölçüde düşük olması, bu tedaviyi cinsel sağlığına önem veren hastalar için cazip bir seçenek haline getirmektedir. Girişimsel radyolojideki robotik teknolojilerimiz için prostat biyopsisi sayfamızı inceleyebilirsiniz. Modern tıbbın sunduğu bu gibi yenilikçi, minimal invaziv yaklaşımlar, hastaların sadece hastalıklarından kurtulmalarını değil, aynı zamanda tedavi sonrası yaşam kalitelerini de en üst düzeyde tutmalarını hedeflemektedir.
Prof. Dr. Aykut Recep Aktaş olarak, hastaların tedavi kararlarını verirken tüm seçenekleri ve bunların yaşam kalitesi üzerindeki potansiyel etkilerini iyi anlamalarını sağlamanın önemine inanıyorum. Prostat embolizasyonu, hem etkili bir tedavi sunarken hem de cinsel sağlığı koruma noktasında önemli bir avantaj sağlamaktadır.
